Dijital ortamın çocuklar için eğitim ve iletişim fırsatları sunduğunu ifade eden Göktaş, siber zorbalık, kişisel verilerin izinsiz kullanımı, şiddet, istismar ve dezenformasyon gibi ciddi risklerin de bulunduğunu vurguladı.

Göktaş, çocukların dijital güvenliğinde üç temel başlığa odaklanılması gerektiğini belirtti: Önleyici politikalar, etkili koruma ve teknoloji ile yönetişim. Önleyici politikalar kapsamında dijital okuryazarlığın mahremiyet bilinci, güvenli iletişim ve eleştirel düşünmeyle birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Göktaş, ailelerin bu süreçte kritik rol oynadığını ifade etti. Etkili koruma için ise zararlı içeriklerin hızla yayılabildiğini, erişilebilir başvuru mekanizmaları ve mağdur destek hizmetlerinin önemini dile getirdi. Teknoloji ve yönetişim başlığında ise yapay zekânın hem riskleri artırabileceğini hem de zararlı içeriklerle mücadelede önemli bir araç olduğunu belirtti.

Türkiye’nin çocuk koruma politikalarını kurumlar arası koordinasyon ve sahaya dayalı hizmet anlayışıyla yürüttüğünü hatırlatan Göktaş, 2024-2028 dönemini kapsayan Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Eylem Planı’nda dijitalleşmenin beş ana temadan biri olduğunu aktardı. Türkiye Çocuk Hakları Strateji Belgesi, DUY İhbar Platformu, Sosyal Medya Çalışma Grubu ve Çocuklar Güvende web sitesi ile mobil uygulaması aracılığıyla güvenli dijital alanlar oluşturulduğunu ifade etti.

Bakan Göktaş, dijital medya ve oyun platformlarıyla ilgili dünyadaki düzenlemeleri örnek göstererek, Türkiye’ye özgü bir model geliştirdiklerini ve yakın zamanda bu platformlara yönelik düzenleyici ve denetleyici yasal düzenlemenin hayata geçirileceğini açıkladı. Ayrıca, Türkiye’nin bu alandaki deneyimlerini paylaşmaya ve uluslararası iş birliğini güçlendirmeye hazır olduğunu belirtti.