Batı Asya’da yaşanan çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve Kızıldeniz’de süregelen güvenlik sorunları, küresel deniz ticaretinde ciddi bir krize yol açtı. Dünyanın en önemli iki deniz geçiş noktasında yaşanan aksaklıklar, Asya–Avrupa hattındaki taşımacılığı büyük ölçüde sekteye uğrattı.
Navlun fiyatlarının yüzde 70 ila 160’ın üzerinde arttığı, transit sürelerin 10 ila 18 gün uzadığı ve sefer güvenilirliğinin yüzde 60’ın altına gerilediği belirtiliyor. Bu durum, özellikle Güney Asya ve Körfez ülkelerinde üretim yapan ihracatçıları zor durumda bırakırken, küresel tedarik zincirinde de dengeleri değiştiriyor.
Bangladeş gibi hazır giyim üreticisi ülkelerde ihracatın aylardır düşüş gösterdiği, nakliye maliyetlerinin ise yüzde 140’ı aştığı ifade ediliyor. Artan maliyetler ve teslimat riskleri nedeniyle Avrupalı alıcılar, daha yakın ve güvenilir tedarik bölgelerine yöneliyor.
Bu noktada Türkiye, coğrafi konumu ve lojistik avantajlarıyla dikkat çekiyor. Avrupa’ya karayolu ile 3 ila 5 gün gibi kısa sürede teslimat yapılabilmesi, Türkiye’yi “yakın kaynak” stratejisinde öne çıkarıyor. Ayrıca Avrupa Birliği ile yürürlükte olan Gümrük Birliği sayesinde sanayi ürünlerinde gümrüksüz erişim imkânı da önemli bir avantaj sağlıyor.
2025 yılında 273 milyar dolara ulaşan ihracat performansı ile Türkiye, değişen tedarik eğilimlerine hızlı şekilde uyum sağlayabilecek üretim kapasitesine sahip ülkeler arasında gösteriliyor. Özellikle 26 milyar doları aşan tekstil ve hazır giyim sektörü, bu dönüşümden en fazla fayda gören alanların başında geliyor.
Son dönemde Avrupa merkezli büyük markaların da Türkiye’den tedarik oranlarını artırdığı, yakın üretim modelinin ise lojistik riskleri azaltan stratejik bir tercih haline geldiği ifade ediliyor. Artan navlun maliyetleri ve uzun teslimat süreleri, şirketleri sadece fiyat değil, toplam tedarik güvenilirliği üzerinden karar vermeye yönlendiriyor.
Uzmanlara göre Türkiye için bu süreç, yalnızca bir fırsat dönemi değil; aynı zamanda kalıcı tedarik ilişkileri oluşturmak açısından stratejik bir eşik niteliği taşıyor.

