Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın ayrılması ve Kültür-Sanat Bakanlığı'nın kurulması sürecinde, sanatçıların bu konuda organize olabileceğini belirtti. Kekilli, Türkiye'nin zengin kültürel çeşitliliğini vurgulayarak, bu çeşitliliğin daha etkili bir şekilde dünyaya tanıtılması için bir Kültür-Sanat Bakanlığı'nın önemine değindi.
Sanatçının açıklamalarına göre, koronavirüs salgını nedeniyle müzik sektörü önemli bir darbe aldı ve diğer sektörlere kıyasla daha fazla etkilendi. Kekilli, müziğin aynı zamanda bir protesto aracı olduğunu ve toplumsal meselelerde duyarlılığı artırmak için kullanılabileceğini vurguladı. Kültür ve Sanat Bakanlığı'nın kurulmasıyla birlikte, sanatçıların daha özgür bir şekilde ifade bulabileceği ve toplumun genel algısını değiştirebileceği bir ortamın oluşturulabileceğini ifade etti.
Ayrıca, sanatın yalnızca eğlence değil, aynı zamanda insanî meselelerde bir kılavuz olabileceğini belirterek, sanatın Fransa ve İngiltere gibi ülkelerde nasıl algılandığını örnek olarak gösterdi. Sanatın duyarsız kalmamak adına insanî önceliklere odaklanması gerektiğini vurguladı.

