2025 yılının ilk yarısında jeopolitik tansiyonlar, sıkı para politikaları ve artan maliyet baskılarının Türk inşaat sektörünü çeşitli yönlerden etkilediği ifade edilen raporda, özellikle deprem bölgesindeki yeniden imar çalışmaları ile büyükşehirlerde devam eden kentsel dönüşüm projelerinin sektöre kısmi destek sağladığı vurgulandı. Ancak yüksek faiz oranları ve finansmana erişimde yaşanan zorluklar nedeniyle sektörde temkinli bir duruşun sürdüğü kaydedildi.

Kamu Müteahhitleri Düzenleme Bekliyor
Raporda, kamu projelerine yönelik ödenek yetersizlikleri, hakediş ödemelerinde yaşanan gecikmeler ve yüksek enflasyonun kamu müteahhitlerini ciddi bir mali baskı altına aldığı belirtildi. Bu çerçevede, tamamlanma oranı yüzde 75’in altında olan ve yatırım programında önceliği bulunmayan projeler için müteahhitlere “şartsız tasfiye hakkı” tanınması gerektiği vurgulandı.

Ayrıca kamuya iş yapan müteahhitlerin vergi yüklerinin hafifletilmesi talebi de yeniden gündeme geldi. 30 Mart 2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı’yla sadece belirli raylı sistem projelerinde yüzde 1’e indirilen vergi tevkifat oranının, tüm kamu projelerini kapsayacak şekilde yüzde 2 düzeyine çekilmesi önerildi.

Yurtdışına Yöneliş Sürüyor
Yurtiçindeki tasarruf tedbirleri nedeniyle kamu yatırımlarının yavaşlaması, inşaat firmalarını yurtdışına yönlendirmeye devam ediyor. Ancak Türk firmalarının dış pazarda da artan rekabet, jeopolitik riskler ve finansman zorluklarıyla mücadele ettiği kaydedildi. Bu süreçte diplomatik ilişkiler, güçlü teknik danışmanlık altyapısı ve yerel iş ortaklıkları öne çıkan faktörler arasında yer aldı.