Zhong, yenilenebilir enerjide artık tekil inovasyon döneminin geride kaldığını, sektörün entegre ve yüksek katma değerli bir gelişim aşamasına geçtiğini vurguladı.

Huawei’nin güneş enerjisi (PV), rüzgar ve enerji depolama sistemleri (ESS) alanındaki deneyiminden yola çıkarak hazırlanan raporda, bu üç yapının sinerji içinde çalışmasının yenilenebilir enerji kaynaklarını daha öngörülebilir, kontrol edilebilir ve istikrarlı hale getireceği ifade edildi. Geleceğin şebeke ölçekli tesislerinin, %100 yenilenebilir enerjiyle çalışabilen, akıllı işbirliğine sahip ve yaşam döngüsü boyunca yüksek güvenlik standartlarını karşılayan yapılara dönüşeceği belirtildi.

Raporda ayrıca şebeke oluşturan enerji depolama sistemlerinin, elektrik şebekesi dengesinin sağlanmasında kritik rol üstleneceği, yapay zeka destekli üretim-şebeke-yük-depolama entegrasyonunun ise bölgesel enerji özerkliğini güçlendireceği kaydedildi. Konut tipi PV+ESS çözümlerinde yapay zekanın tasarımdan bakım süreçlerine kadar yerel ve bütüncül biçimde kullanılacağına dikkat çekildi.

Enerji yoğunluğu yüksek cihazlar, yüksek gerilimli mimariler ve sistem seviyesinde batarya yönetimi sayesinde maliyetlerin düşürülmesi ve güvenliğin artırılması hedeflenirken, yapay zeka ajanlarının enerji santrallerinde otomasyonu yaygınlaştıracağı öngörüldü. Güvenlik yaklaşımının ise parça bazlı denetimlerden, tüm yaşam döngüsünü kapsayan ölçülebilir ve sistematik bir yapıya evrileceği vurgulandı.