Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Trabzonspor maçının ardından yaşanan olaylarla ilgili açıklama yaptı. Süper Lig'in 30'uncu haftasında Trabzonspor ile Fenerbahçe arasındaki maç sonrası gerçekleşen olaylara ilişkin Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'un yaptığı açıklamalar şu şekildedir:

"Dün gece yaşananlar, Türkiye için ve Türk sporu için utanç verici olaylardır. Bu iki kulübü karşı karşıya getirmeye çalışan ve aralarında şiddet ve nefret tohumları ekmeye çalışan kişilerin, son 13-14 yıldır emek verdiğini görüyoruz. 3 Temmuz skandalının ardındaki terör örgütü, belki de bu iki kulüp arasındaki gerilimi artırmak istediği seviyeye ulaşmıştır. Bu tür olaylar, tüm ülkeye zarar veren sorunlar arasındadır.

Sahamızda 3-2 mağlup olmuştuk ve dün gece de 3-2 galip geldik. Trabzonspor yöneticilerini en iyi şekilde ağırlamaya çalıştık. Dün onlar da bizi çok iyi ağırladılar. Yönetimsel anlamda bir sorun yok, birçok konuda aynı noktadayız. İki takımın oyuncuları da iyi niyetli bir mücadele sergilerken yaşananlar akıl tutulmasıdır.

Üzülerek öğrendiğimiz kadarıyla Trabzon tarafında bazı çalışmalar yapılıyor ve yaşanan gerginliklerin Fenerbahçe'ye atfedilmek istendiğine dair duyumlar alıyoruz. Umarım böyle bir durum olmaz çünkü hiçbir kulüp başkanı ve yönetim kurulu böyle olayları istemez. Dün gece mağdur olan Fenerbahçe'dir. Linç girişimlerine ve saldırılara karşı kendini koruyan Fenerbahçe sporcuları, aileleri ve güvenlik görevlileri bu durumdan etkilenmiştir. Ayrıca Trabzon'daki güvenlik görevlileri de büyük çaba sarf etmiştir. En büyük mağdur ise Fenerbahçe taraftarıdır.

Bu olaylar artık çığırından çıkmış durumda. Fenerbahçe'nin bu ülkede gördüğü muamele kabul edilemez. Sporda yaşananlar ortadadır. Fenerbahçe, bu örgüte karşı duran bir kulüptür. Ne devletimiz ne de yetkililer gerekli aksiyonları almıyor gibi görünüyor. TFF de bizim hamlelerimize manevra yapıyor gibi. Sadece bir futbolcu linç edilseydi ne yapardık? Bu son olsun diyoruz ama hiçbir zaman son olmuyor. Şiddeti normalleştiren bir ülke olma yolunda ilerliyoruz. Bu durumdan dolayı büyük hayal kırıklığı yaşıyorum.

Hakemin hiçbir yaptırım uygulamaması ve uyguladığında çok geç kalması, tribünleri cesaretlendirmeye başladı. Futbolun nabzını bilen herkes, bu tür olayların nereye varacağını bilir. Belki hakemin yaşadığı travma nedeniyle psikolojisi yeterince sağlıklı değildir diyenler olabilir ama ülkemizin bulunduğu durumda hiçbir hakem o maçı iptal edemezdi. TFF'nin 'bu maç devam edemez' demesi gerekirdi. Stadyumda polis yoktu ve girişlerde arama yapılmıyordu. Benim stadımda hiç meşale yok çünkü arama sorumluluğunu yerine getiriyorum. UEFA Başkanıyla bu konuyu konuşmuştum.

2 Nisan'da olağanüstü genel kurula gidiyoruz. Kendi bağımızı kendimiz kesmeliyiz çünkü bu tür olaylar devam edecek gibi görünüyor. Dün Cumhurbaşkanımızın müdahalesi ve bakanlarımızın desteğiyle güvende hissettik ancak yerel otoritelerin müdahale etmesi gerekiyordu. Kulüpler Birliği Vakfı'ndan istifa ettim. Kendi kaderimizi kendimiz çizeceğiz. Gerekirse bir alt lige düşeriz. Her gün ölmekten daha iyidir. Bu ülkenin dışlanmış kulübü gibi muamele görmemize rağmen, kendi geleceğimizi kendimiz belirlemek zorundayız.

Fenerbahçelilerin tahrik ettiği iddia edilmeye çalışılıyor. Bu utanç verici bir durumdur. Bu gidişatın nereye varacağını biliyorum. Riyad krizinden farklı olmayacak. Fenerbahçe'ye bu muameleyi yapmak isteyenler, ne kadar yanlış bir yola sapmış olduklarını düşünmeliler. Bu ligde Fenerbahçe'ye yer yokmuş gibi davranmak kabul edilemez. Biz dürüstçe mücadele vermeye çalışıyoruz. Ben bu çocukların psikolojisini nasıl toplayacağım? 2014'te toplayamadık. Herkes aklını başına alsın. Linç tehlikesine rağmen oyunu oynatanlar aynaya baksınlar. TFF'ye müsaade edenler de aynaya baksınlar. Biz genel kurulda Fenerbahçe’nin nereye gideceğine karar vereceğiz. Bu iş böyle gitmeyecek." dedi.