Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan’a göre, bu yıl şirketler için önemli olan, teknolojiyi sadece kullanmak değil, onu nasıl yöneteceklerini planlamak olacak. Yapay zekâ temsilcileri, internet trafiğinin büyük bir kısmını devralarak alışveriş yapabiliyor, e-postaları filtreleyebiliyor ve karar alma süreçlerini etkileyebiliyor. Kaplan, “2026’da reklamcılık klasik ikna yöntemlerinin ötesine geçecek. Veri ve öngörülerle hangi anın satın alma kararını tetiklediğini tahmin etmek mümkün olacak” diyor.

Eylem bazlı reklamcılık, kullanıcıların gerçekleştirdiği davranışları temel alan modellerle öne çıkıyor. Bu yaklaşım, özellikle ticaret, seyahat ve hizmet sektörlerinde yeni fırsatlar yaratırken, kullanıcı deneyimi ve veri gizliliği konularında tartışmaları da beraberinde getiriyor. Kaplan, XR teknolojileriyle dijital ortamda fiziksel mağazaya yakın deneyimler sunulacağını ve programatik reklamlarda duygusal hedeflemenin önem kazanacağını vurguluyor. Kullanıcıların ruh hâli, motivasyonu ve ihtiyaçlarına göre reklamların kişiselleştirileceği belirtiliyor.

Veri gizliliği ve regülasyonlar 2026’nın diğer kritik gündem maddeleri arasında yer alıyor. Çerezsiz internet ortamı, çeşitlenen veri kaynakları ve büyük veri yönetimi, şirketler için karmaşık süreçler oluşturuyor. Topluluk odaklı pazarlama ise yükselişte; 100–500 kişilik küçük topluluklar, ortak ilgi alanları etrafında markalara değer katıyor.